DİĞER MENÜLER
Yazarlarımız
25 Ağ 2011 |
|
|
İçim yanıyor, gözlerim buğulanıyor, burnumun direği sızlıyor. Gazete okuyorum, televizyon seyrediyorum, internette takip ediyorum, Facebook’ta paylaşılanları okuyorum. İçim yanıyor, kalbimin ritmi bozuluyor bunları okurken, dinlerken. Ne kadar umursamaz olduk ne kadar duyarsızlaştık. Bana dokunmayan yılan misali yaşar olduk. Yok yok bu sefer farklı. Bağırmak istiyorum, camdan “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye. Hadi bağırdım karşıdan ses gelecek mi? Gelecek, gelmeli. Onun için hep beraber bağırmayı denemeliyiz. Elimizde Türk bayrağı, dilimizde “Bu vatanı böldürmeyeceğiz” diye haykıralım. Acaba yerine ulaşır mı, acaba Mehmetçiğe güç verir mi? İçi yanan ana babaya, nişanlıya, evlada ulaşır mı? Acılarını hafifletmeye bir nebze derman olur mu? Bilmiyorum. Ama bağırmak istiyorum, avazım çıktığı kadar. Kahrolsun bu ülke üzerinde oynanan oyunlara, kahrolsun bunlara çanak tutanlara. Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeye çalışanlara, 1. Dünya Savaşın da yapmak isteyip de yapamadıklarını bugün yapabileceklerini zannedenlere söylüyorum bu vatan bizim, bu toprak hepimizin. Türk, Kürt, Zaza, Gürcü, Çerkez, Abaza, Laz kardeşlerime bağırmak istiyorum; Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. Evet, İstiklal Marşımızı hep birlikte hissederek söylemenin tam zamanı. Çünkü en iyi cevabın bu olduğuna inanıyorum. Duyduğum, Doğuda ve Güneydoğuda kaç şehit verdiğimiz. Duy artık, PKK denilen şerefsiz örgüt üyeleri, Duy artık, terör örgütü celladı Apo, Duy artık, onların siyasi maşaları, Duy artık, Kandil kampları, Bu ülke sizin gibiler ile yıllarca uğraştı. Bizim şehitlerimiz cennet’te, şehitlik mertebesinde. Bu ülkede, yüreği kocaman, çarpışmalarda Allah Allah sesleri ile vuruşan çok yiğit evlatlar var. Siz emellerinize ulaşamazsınız, ulaşamayacaksınız. Bu ülke insanı size gereken dersi tarihimiz boyunca verdiği gibi yine verecektir. Bağırıyorum ve haykırıyorum “Bu vatan bölünmeyecek” yeter ki karşıdan ses gelsin. |










