ANA MENÜ

DİĞER MENÜLER

Yazarlarımız

Resim
Maziye Bir Bakıver
Pazar, 22 Ocak 2012
Biz o dönemi çocukluk ve... Devamını oku...
Resim
Baş Sağlığı
Çarşamba, 10 Şubat 2010
  - Hocam bizde... Devamını oku...
Resim
İğrenç İthama Mu...
Cumartesi, 07 Nisan 2012
Sakın ola kimse yanlış... Devamını oku...
Resim
Otuz Yaşını Aşm...
Çarşamba, 05 Ekim 2011
Otuzunu aşmış bir kadın... Devamını oku...
Resim
Bir Sarı Öküz Hik...
Perşembe, 08 Eylül 2011
Maymuna saldırsak, ağaca... Devamını oku...
Resim
Büyük Kısmet İle...
Salı, 30 Ağustos 2011
 Güneş, Karataş'ın... Devamını oku...
Resim
13.Bölüm : Derin v...
Çarşamba, 01 Şubat 2012
Olacak bu ya!Ömer hoca o... Devamını oku...
Facebook'ta Paylaş
16
Eyl
2011
Bravo Uşaklar PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Adil YILDIZ tarafından yazıldı.   

Adil YILDIZBRAVO UŞAKLAR !

Türkiye Spor Toto Birinci Ligi Şampiyonu Fenerbahçe’nin UEFA tarafından cezalandırılmasının ardından, Şampiyonlar Ligi’ne davet edilen Trabzonspor, İtalya’nın Milano kentindeki Giusepe Meazza Stadyumu’nda tarih yazdı.

Son ayların formda ismi Burak’ın cezalı olması ve yeni transfer Adrian’nın yokluğu nedeniyle Teknik Direktör Şenol Güneş’in yapacakları ve Giusepe Meazza Stadyumu’nda oynayanacak müsabakanın sonucunun ne olacağı Türk basını ve kamuoyu tarafından merakla bekleniyordu.

Tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde oynayan Trabzonspor, Karadeniz insanı gibi heyecanlı ve kıpır kıpırdı. Türkiye Spor Toto Birinci Ligi’nde 82 puan toplayan Trabzonspor’un, kadrosundaki Egemen, Selçuk, Umut, Jaja gibi çok önemli futbolcularını satması, yeni transferlere rağmen takımın tam oturmaması endişe yaratıyordu. Ancak Trabzon insanının inadı, çalışkanlığı ve hırsı takımın üzerinde marka değeri oluşturuyordu. Trabzonspor için, Şampiyonlar Ligi’nde ilk maç, ilk gol, ilk üç puan hepsi bir aradaydı... Hem de İtalya’da… ‘Tarih tekerrürden ibarettir’ diyenler yine haklı çıktı. Bundan 28 yıl önce yine 14 Eylül’de İtalya Şampiyonu Inter ile Avni Aker’de oynadığı maçta da 1-0 galibiyet ile sahadan ayrılmıştı Trabzonspor. Aradan geçen 28 yıl sonunda yine formalar Bordo-Mavi, yine Karadeniz inadı, hırsı ve aklı ile Trabzonspor sahadaydı. Değişen tek şey, futbolculardı. Ancak Trabzonspor akıllı, ayağa top yaparak ve ilk on dakika Inter’in üzerine geleceğini hesap ederek, kontrollü oynadı.


92 kez Şampiyonlar Ligi’nde oynayan kaptanları Zanetti ile ilk defa Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden Trabzonspor’un kalecisi Tolga’nın karşı karşıya geldiği maçta, tecrübe, para ve marka değeri olarak İnter, maç öncesinde galibiyete en yakın takımdı. Oysa, oyunun ilk yarısında orta sahada çok koşarak, pres yapan Colman ve diğer arkadaşları İnter’in orta sahasına pek aman vermediler. İnter hafta sonu oynadığı Palermo maçında yediği 4 golden ders çıkarmış gibi defans hattını 4’lü yaparak oyun içinde kontrollü oynuyordu. Alanzinho, Trabzonspor’un zaman zaman ileri çıktığı anlarda ayağında fazla top ezerek takımının defansını zor durumda bıraktı. İlk yarıda İnter’in son dakikalarda ofsaytı ile kesilen pozisyonu bana göre yanlış bir karardı. Bazen, hakemlerin hatası da skora bu şekilde yansıyor.. İkinci yarı başladığında hakemin futbolcuları sayarak başlaması çok ilginçti. İnter takımı, Trabzonspor’u biraz hafife almış ki, daha sonra teknik direktörleri Gasperini, pabucun pahalı olduğunu anlayarak iki oyuncu birden değiştirme gereğini duydu. Palermo’yla oynanan son lig maçında 2 gol atan, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olduğu final maçında sahanın yıldızı olan Milito’yu oyuna alarak, Trabzonspor defansını bunaltmaya başladılar. Ancak, Trabzon inanmıştı bir kere! Ne Milito, ne de Messi oyuna girse hiçbir şey değişmeyecekti. Kalesinde panterleşen Tolga savaşçı ruhu ve yerinde kurtarışları ile tüm takıma moral veriyordu. Bu arada Tolga’ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Trabzonspor’un birinci kalecisi olan Onur’un sakatlığından sonra devraldığı kaleyi en iyi şekilde koruyarak, geçen sene takımının 82 puan almasında çok önemli rol oynamıştı. Benfica maçındaki performansı, bu sene oynayacağı oyunlara ışık tutuyordu. Ancak bu akşam Tolga çok farklıydı. Kalesindeki duruşu, soğukkanlılığı ve yerinde müdahaleleriyle hem seyirciye, hem teknik ekibine, hem de sahada terinin son damlasına kadar mücadele eden takım arkadaşlarına moral kaynağı oluyordu. Türk Futbol Tarihi’nde, Berlin Panteri Turgay Şeren’den sonra , “Milano Panteri Tolga” demek istiyorum. Bravo Tolga!


Trabzonspor, Şampiyonlar Ligi’ne grubunda büyük bir sürpriz yaparak lider başlıyordu.. Şenol Güneş’in öğrencileri Giusepe Meazza Stadı’nın karanlığında “Güneş” gibi parlıyordu. Ünal Karaman’ın oyunu okuması ve yerinde yapmış olduğu oyuncu değişikliği ile sanki “Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu” dedirtiyor gibiydi. İlk korneri attığımızda dakikalar 75’i gösteriyordu. Alman patentli Halil’in Altın’Top’u direkte patlıyordu. Tam o arada “Ahlar! Vahlar!” arasında Ondrej Celustka’nın iki kişiyi eksilterek çektiği şut, ‘Karadeniz Palumutu’ gibi ağlara takılı kalıyordu. Stadyumda bulunan Trabzonspor taraftarı 80 bin kişilik arenada, “Bize her yer Trabzon” diye tezahürat yapıp, futbolcularına itici güç olarak taraftarlık görevlerini yapıyordu. Maçın son dakikalarına doğru stadyumdan gelen “Oley! Oley!” sesleri, tüm Türkiye, tüm dünyaya ve futbol cennetti olan Trabzon şehrine yayılıyordu. Golden sonra Trabzonspor, akıllı, ayağa top yaparak zaman kazanıp, maçın bitmesini beklerken, yine tecrübesizliğimiz ortaya çıkıyordu. Biraz daha tecrübe ile bu Trabzonspor Avni Aker’de çok canlar yakar. Tebrikler Trabzon, tebrikler Şenol Güneş, tebrikler sahada basmadık yer bırakan tüm Trabzonsporlu futbolcular…

Bana göre, 14 Eylül Trabzonsporlular için bayram ilan edilsin.

Yer gök, Bordo-Mavi, bize her yer Trabzon!

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com
 


Yazarımız Adil YILDIZ .Yazı Yazmaya Başladığı Tarih: Cuma, 30 Nisan 2010.


Ayancık Ağaçlı Köyü