Şair Ahmet Kutsi TECER'in köye özlem duyan o unutulmaz mısralarıyla sizlere merhaba diyorum. Merhaba köyümün insanları merhaba.
Â
Orda bir köy var, uzakta O köy bizim köyümüzdür. Gitmesek de, görmesek de O köy bizim köyümüzdür.
Orda bir ev var, uzakta O ev bizim evimizdir. Yatmasak da, kalkmasak da O ev bizim evimizdir
Orda bir ses var, uzakta O ses bizim sesimizdir. Duymasak da, tınmasak da O ses bizim sesimizdir
Orda bir dağ var, uzakta O dağ bizim dağımızdır. İnmesek de, çıkmasak da O dağ bizim dağımızdır.
Orda bir yol var, uzakta O yol bizim yolumuzdur. Gezmesek de, tozmasak da O yol bizim yolumuzdur
Hepimizin doğup büyüdüğü, çocukluğumuzun, gençliğimizin ve hatta ömrümüzün büyük bir bölümünü geçirdiğimiz o güzel köyümüzden günümüzün malum göç sebeplerinden dolayı ayrılmak zorunda kaldık.
Sevdiklerimizi, sevenlerimizi gözü yaşlı geride bırakarak,1960'lı yıllardan itibaren yavaş yavaş başlayan köyden kente yolculuk, 1970 yıllarda ivme kazanmış, 1980 li yıllar ise sonun başlangıcı olmuştur. 2000 li yıllara geldiğimizde ise elimizde artık yok olmaya yüz tutmuş, maalesef hayalet bir köy kaldığını gördük. O yıllarda tahta bavulunu eline alan, bir gün geri döneceğim umuduyla çıktı yollara. Ama dönmedi, dönemedi. Kiminin cenazesi geldi, kiminin öldüğü bile duyulmadı. Kimi bayramda seyranda, yılda bir köye gelebilirken , kimi anasının, babasının cenazesine bile gelemedi. Artık köyümüzde, yaş ortalaması 70 olan parmakla sayılabilecek kadar insan, çökmeye yüz tutmuş bacası tütmeyen evlerimiz, üzerine çimenler otlar bürümüş , kimimizin yerini bile bulamayacağımız mezarlıklarımız kaldı. Artık köyde; mısır, buğday, yulaf yoook. Gıcıııır, gıcıııır, öten araba sesi yoook, kedi, köpek, horoz sesi, hepsinden önemlisi insan
sesi yok.
Hepimiz bir yerlerde, birbirinden habersiz, bırakın köylüsünü, en yakın akrabasını bile tanımayan birbirine yabancı bir toplum haline gelmişiz. Göç furyasının başladığı o yıllarda eskilerimiz anlatırdı. Köyden İstanbul'a gidenler, haberleşmenin hiç olmadığı günlerde belki köyden birisi gelirde köyümden bir haber alırım diye, onların deyimi ile meşhur "GUCCUK PAZARDA" toplanırlarmış. Çünkü onların tek haber kaynağı orasıymış. Yıllar yılı kovaladı ve şimdi o haber kaynağının yerini hızla gelişen teknolojik nimetler aldı. Bu nimetlerin başında da internet denilen bir derya gelmektedir. İşte bu site işi de nereden çıktı sorusunun cevabı burada yatmaktadır. Dünyanın her köşesinde köyünden, sevdiklerinden ayrı kalanların, birbirinden habersiz kopuk yaşayanların hasret gidereceği, eski ile yeni neslin tanışıp kaynaşacağı, kısacası köy hayatının sanal ortamda yaşanacağı bir site olarak büyük bir eksikliğimiz giderilmiş olacaktır. Bu sitede köyümüzle, köylülerimizle, yakın hısım ve akrabalarımızla ilgili her şeyi bulacaksınız. Her gün sitemize girerek, şöyle bir KÖY KAHVEHANESİ' ne uğrayacak çayınızı yudumlarken, köyümüz insanlarıyla muhabbet edecek, aynı zamanda her şeyden haberdar olacaksınız. Çileli bir yola girdiğimi, çok zor bir görev üstlendiğimi biliyorum. Ama bu yolda önce Allah'ın, sonra sizlerin yardım ve desteği ile kazasız belasız yürüyeceğimizi umut ediyorum.
Sitemiz henüz yapım aşamasındadır. Zamanla doyurucu bir içeriğe sahip olacaktır. Görüş, öneri ve dilekleriniz bu içeriğin oluşmasında önemli bir yer tutacaktır. Yıkıcı olmayan yapıcı eleştiriler her zaman dikkate alınacak, sitemizi hep beraber şekillendireceğiz. Bu bağlamda ilk olarak elinizde olan bilgi ve belgeleri, küçük açıklayıcı bilgilerle birlikte, yaşayan yada yaşamayan kişilerimize ait fotoğraflarını, kısacası köyümüze dair ne varsa bana göndermenizi istiyor herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
AĞAÇLI KÖYÜ RESMİ WEB SİTESİ HEPİMİZE HAYIRLI VE UĞURLU OLSUN
Cemal YILDIZ
15.02.2007
AYANCIK AĞAÇLI KÖYÜ TANITIM VİDEOSU-1
AYANCIK AĞAÇLI KÖYÜ TANITIM VİDEOSU-2
ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA-( BİR DAĞ MASALI FİLMDEN )
Adobe Flash Player not installed or older than 9.0.115!