ANA MENÜ
DİĞER MENÜLER
Yazarlarımız
27 Ara 2011 |
|
|
Sevgili Hemşehrilerim...Sevgili babamın ölümünden sonra neredeyse geçen 1,5 yıl içinde sizlerle düşünce ve görüş paylaşmak şöyle dursun siteye giriş yapmak bile nasip olmadı. Bu ihmalimden ötürü size bir özür borçluyum. Ancak ne var ki yoğun çalışma ortamına İstanbul Şehrinin zor koşullu yaşam biçimi de eklenince vakit darlığı insanın önünde zor aşılan bir engel gibi duruyor. Bundan sonra biraz daha vakit ayırabileceğimi umuyorum. Hepinizin bildiği gibi büyük şehirlerde yaşamak akraba ilişkilerini törpülüyor ve gereklerini yerine getirmeyi daha güç hale getiriyor. Tabii ki insanların zor anlarında yanında, etrafında yardım ve destek alacak birilerini görmek doğasında var ve çok önemli bir ruhsal gereksinim. Bu duygusal gereksinim köy ya da kasaba gibi küçük yerlerde akrabalar tarafından hiç tereddütsüz yerine getirilebilirken, büyük kentlerde daha çok yakın konu komşu, arkadaş çevresine yayılınca akrabalık dayanışmaları da ikinci planda kalıyor ister istemez. Akrabalar da ancak birbirlerini bayramlarda ,düğün törenlerinde ve ne yazık ki cenazelerde arayabiliyor. Yazıma böyle başlamanın sebebi cep telefonuma düşen Sebahattin Akgül’ün ablası merhum Zekiye Tan’ın vefat mesajı. Rahmetli Hasan Akgül; rahmetli babamım halasını oğluydu. Babam Hasan Akgül’e dayı derdi ve ben babamın dayısını ancak 50’li yaşlarda ve köydeki hasta yatağında tanımıştım. Oğullarını ise köye yaptığımız son ziyaretimizde hasta yatan babalarının başucunda tanıdım. Bundan başka halen görünce benim tanımayacağım ve gördüklerinde de beni tanımayacak birçok akrabamızın olduğundan eminim. Böyle olmasının sebebi bence büyüklerimizin ihmali değil. İnsanların kendini bir yere ait hissetmeleri olarak özetlenebilecek AİDİYET hissi. Büyük kentlerde yaşayanlar; kendi Anneleriniz Babalarınızı düşünün. Onların yanınızda kalmaları sizi çok mutlu edecek ve en hassas özeni göstererek, en iyi koşullarda rahat etmelerini sağlamak, eskilerin değimiyle ‘’bir eli yağda bir eli balda’’ koşullarında ağırlamak istersiniz. Ama onları kendi fakirhanelerindeki kadar mutlu edemezsiniz. Çünkü onlar kendilerini oraya ait hissetmiyorlardır. Size bir tecrübemi nakledeyim. İşyeri hekimliği yaptığım bir fabrikada bir çalışanım Baba ve Annesini köyde bakacak kimse olmadığı ve kendilerine de bakamadıkları gerekçesiyle 2 aydır yanına getirdiğini, onlara bir dediklerini iki etmeden baktığını, tüm sağlık kontrollerini yaptırdığını ama yine de her ikisinin de bir şey yemeden akşamı ettiklerini ve yüzlerinin hiç gülmediğini, giderek genel durumlarının kötülediğini söyledi ve ne yapayım diyerek fikrimi almak istedi.’Köyünüze gönder onlar kendilerini buraya ait hissetmiyorlar’ dedim .’Nasıl bakacaklar kendilerine’ dedi.’Bakarlar ‘ dedim. Götürdü. 1 ay sonra ziyaretlerine gittiğinde babasını bahçede çalışırken annesini de komşuyla ekmek yaparken bulmuş.’ İstanbul’da iken yürüyecek halleri yoktu’ dedi. Babam ölene kadar kendini köyüne ait hissetti ve her defasında da bizi buna yönlendirmeye çalıştı. Akrabalarını dilinden düşürmedi ve bence onlara karşı tüm görevlerini yerine getirdi. Ancak köyde bir parça toprağının olmamasının eksikliğini her zaman hissetti. Bu nedenle bizi de sık sık köye götüremedi. Bizim çocukluğumuzda deniz kıyısına tatile gitmek veya tatil yörelerinde ev bark edinmek alışkanlığı yoktu. Her yaz tatilinde Annemin Kırşehir ilindeki ev ve bahçesi tatil yöremizdi ve çocukluğumuzun uzun bir süresi orada geçti. Doğal olarak biz kendimizi oraya ait hissettik ve ben Kırşehir’li birine rastlayınca hemşehrilik bağlarını daha çok hissettim. Babamın sağlığında bu siteden haberdar olması, ve sitede yazı yazmak, yazılanları okumak bizim de köyümüz ve köyümüzün insanlarını tanımamız için önemli bir araç oldu diyebilirim Sonuçta başta ekonomik koşullar, büyük kentlerin törpüleri, akrabalar arasındaki mülk çekişmeleri, ata ve dedelere ait mülklerin kaybedilmesi, köy koşullarındaki çağın gereksinimlerinin yetersizliği kadar AİDİYET hissinin zayıflamasın da akrabalık ve hemşehrilik bağlarındaki duygusal bağın zayıflamasında çok önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum. Vefat eden hemşehri ve akrabalarıma tanrıdan rahmet ailelerine başsağlığı diler yeni yılınızı kutlarım. Esen kalınız |










