ANA MENÜ
DİĞER MENÜLER
Yazarlarımız
24 Haz 2010 |
|
|
Yaklaşık on bir ay önce almış olduğum bir iş teklifiyle Türk’i Cumhuriyetlerinden Türkmenistan’a giderek on ay gibi kısa bir süre dört projeyi bitirerek tekrar cennet vatanıma dönmüş bulunuyorum.Vatanımızın cennet olduğunu bir kere daha yurt dışına gittiğimde anlamış oldum.Her açıdan ama her açıdan cennetten bir köşe bizim vatanımız. Demokrasinin,insan haklarının,siyasi,iktisadi,ekonomik,sosyal ve kültürel anlamdaki gelişmelerin dışarıdan bakıldığında gerçekten orta doğunun lideri olacak bir ülke konumunda olduğu görülmektedir.Öz vatanımızdan daha sonra bahsetmek üzere ata vatanımız dediğimiz Türkmenistan’dan biraz bahsetmek isterim. Maalesef daha hava alanına ayak bastığımdan itibaren hiçbir şeyin buradan görüldüğü gibi olmadığını anlayarak sonra ilerleyen günlerde bir milletin din,dil,tarih,devlet,vatan ve kültür anlayışının nasıl değiştirilerek asimile edilişinin tabiri caizse yok edilişinin hazin neticeleriyle karşılaştım ve büyük hayal kırıklıkları yaşadım.Konuya maddi anlamda baktığında,kurallara ve kanunlara uyup işine gücüne bakarsan,her şeye eyvallah deyip koyun gibi yaşamayı kabullenirsen,her yapılana oranın değimiyle bolye (tamam) dersen mesele yok.Ama manevi anlamda yaklaşıldığında bir millet iki devlet anlayışı diye bir şeyin olmadığını görüp ızdırap duymamak mümkün değil.Hele benim gibi meselelere eleştirel yaklaşan,haksızlıklar karşısında susmayı beceremeyen,dünya görüşü olarak ta dış Türk’lere bir başka gözle bakan birisi için, meseleleri kalbiyle buğuz ederek değil de diliyle ve eliyle çözmeye alışkın bir jenerasyondan geldiğimiz için orada yaşamaya devam etmek anlamsızdı. Her şeye rağmen dünya görüşümüzle,gerek iş hayatımızdaki tecrübe,birikim ve disiplinimizle,gerekse sosyal hayatta her şeye insani açıdan yaklaşımımızla eşimle beraber bu kısa sürede çok güzel anılar ve dostluklarla ayrıldık o coğrafyadan.Ben şahsen iş hayatında yaptıklarımla Türk ve Türkmen personel den,devleti idare edenlerden sevgi ve saygı görerek ayrıldıysam,eşim Asuman hanımda gerek Türk kültürünü,gelenek ve göreneklerini gerekse de yardım severliğini oradaki komşu ve sosyal çevresine kısa sürede olsa aktararak kendimiz açısından mutlu bir şekilde sevgili vatanımıza dönmüş bulunuyoruz.Kandil geceleri ve muhtelif zamanlarda yaptığı helvaları ve yiyecekleri çoğu Rus olan komşularına dağıtırken,onların şaşkınlıkları ve memnuniyetleri görülesi şeylerdi.Keşke oraya giden Türklerin bizim gibi düşünen bir kısmı hariç hepsi böyle davransa da bizlere bakışları farklı olsaydı diye hayıflanmamak elde değil.Fakir halkın bir kısım zaaflarından yararlanma sevdalısı kendilerine sadece sözde Türk diyebileceğim bir takım geri zekalıları da bu arada Allah’a havale ediyorum.Bazı şeylerde maalesef anlatılmaz ve sadece yaşanır derler ya işte tam o söz buraya cuk oturuyor. Öz vatanımıza gelince gerek televizyonlar ve gerekse sitemiz sayesinde her şeyden haberli olmamıza rağmen kısa sürede bir çok sevgi ve saygı duyduğumuz Başta Amcam Muhammet YILDIZ, Dayım Kemal YAVUZ, Eniştem Mehmet YILDIZ, saygıdeğer hocamız Salim AKGÜL, köyümüzden, İsmail AVCI, Erdoğan YILDIRIM, Mustafa YILDIZ gibi değerli insanları kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşarken bu arada başta benim kızım olmak üzere beş tane yavrumuzun üniversite mezuniyetleriyle mutlu olduk.Gönül ister ki her törene yetişesin her yerde bulunasın ama maalesef zaman ve şartlar buna müsait olmuyor.Buradan ölenlerimize tekrar rahmet, mezun olan yavrularımıza da bundan sonraki hayatlarında başarılar dilemek isterim. Yukarıda anlattığım Öz vatanımızın bu hasletlerine gölge düşürmek isteyen hainler yine maalesef iş başındalar.Merhum Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmayı nasip etmesin lafından hareketle bende daha önce bir yazımda şehitlerimiz hakkında yazarken içimden geçen Allah inşallah bana şehitlerimizin hakkında yazı yazmayı bir daha nasip etmez diye düşünmüştüm.Ama maalesef iki ay gibi kısa sürede yaklaşık elli evladımızı şehit verdik.Ana ve babaların göz yaşları dinmez oldu.Meseleyi televizyon ekranlarında süslü ve bilinen beylik laflarla kendi açılarından değerlendirenler,olayı siyaset malzemesi yapıp oy peşinde olanlar,cenaze törenlerini çeşitli müzik ve görüntülerle ajite edip rant peşinde koşanlar bilmezlermiki ateş düştüğü yeri yakar.Bu konuda kendi evladımda şu an asker olduğu için objektif olamamaktan kaçındığım için fazla bir şey yazmak istemiyorum,zaten her şey ayan beyan ortada,artık bazı şeyler sır olmaktan çıktı ve bu necip millet bunun farkında.Buradan şehit olan yavrularımıza da tekrar Allah’tan rahmet , şu an vatan görevinde bulunan başta benim yavrum olmak üzere bütün askerlerimize hayırlı teskereler diliyorum. Bu yazımı okuyan herkesten de vatanımızın ve milletimizin kıymetini bilmelerini,maddi kaygılarla kimsenin kalbini kırmamalarını,büyüğü büyük,küçüğü küçük bilmelerini ve saygı ve sevgi göstermelerini, herkesi olduğu gibi kabul etmelerini,bir lokma bir hırka sermayesi olan bu yalan dünyada hoş bir seda bırakabilmenin bir şekilde yolunu bulmalarını hassaten rica ediyorum. Saygılarımla. Sevgiyle kalınız….. |











Yorumlar
Bülbül hâmûş,havz tehî,gülsitân harâb"
(Biz,yaşadığımı z o güzel baharların öyle bir sonuna geldik ki bülbül sessiz,havuz boş,gül bahçesi de harab vaziyettedir.)
Gülbahçesinin harablığını düzeltmek,boş olan havuzu doldurmak ve en önemlisi şakıyan bir bülbül olmak bizlere düşen en büyük ödevdir.
Dayıcığım,bülbü l şakımasının şu günlerde kesildiği aziz vatanına hoş geldin!!
Bu yazın güzel ve anlamı çok büyük, elinize sağlık.Türkmenistan güzel bir değişiklik oldu.Oraları görmenize, tekrar dönmenize sevindim.Seyahat edin, sağlık bulursunuz.
Yine vatan derim, vatan
Alsalar baÅŸu, serimi
Yine vatan derim, vatan
Vatan gönlümde, bir sevgi
Vatan gönlümde, bir rengi
Vatanı büremem bulutla cengi
Yine vatan derim, vatan
Yalan değildir, sözüm
Alıntı değildir, özüm
Kör olsa, iki gözüm
Yine vatan derim, vatan
İsterse hakkımda, işlem yapsınlar
İsterse alıp, içeri tıksınlar
İsterse dar ağacı kurup, beni assınlar
Yine vatan derim, vatan ......
saygi duyarim ahhh vatannn ahhh