Çocukluğumuzda her birimizin Ayancık pazarından alınma , geniş ağzı olan kemik saplı birer bıçağımız olurdu. O' na bir de kın yapar belimize takardık. Devamlı yanımızda taşırdık. Ormanda bıçaksız gezilmez. Onunla söğütten boru çıkarır, ceviz den düdük yapar, oyuncak kağnı, saban. kızak veya sepet yapardık.
Bu arada sepet yapan usta aileler de vardı. Reis Köyünde Seyina ( Hüseyin Özbek) oğlu Satılmış,Sepetçi köyünde sepetçiler, benim bildiklerim. Cırtık eniştem İbrahim Akgül sepet, sandalya ve iskemle, vs. yapardı. Hem de İşletmede çalışırdı.Türkiye'de Manisa, ve dolaylarında birçok yerlerde sepetler imal edilmektedir. Hatta çeyiz sandıkları bile yapılmaktadır. Naylon ve sağlık için çok zararlı olan Avrupa icadı poşet torbalar çıkalı bu eserler yok olmağa başladı. Çevre kirliliği de aldı yürüdü. Ancak apartman kapılarına gazete ve ekmek koymak ve kapıcıların yiyecek vs. taşımaları için sepetler imal edilmektedir.
Sepet (irili ufaklı ), küfe ( Büyük saman küfesi. Küçük azık küfesi, ekin (orta boy), ekmek koymak izin çiten. kızak hey'i ( Kağnı ve Kızaklar için 1x1,5x1 ebadında büyük küfeler) gibi çeşitleri vardı. Kestane,fındık, söğüt ağaçlarının fazla sürgünleri, budanacak olanları malzeme olarak kullanılırdı. Bugün,bunu bilen ustalar olduğunu sanmıyorum.