Bir Kum Tanesi

ANA MENÜ

DİĞER MENÜLER

Yazarlarımız

Resim
Maziye Bir Bakıver
Pazar, 22 Ocak 2012
Biz o dönemi çocukluk ve... Devamını oku...
Resim
Baş Sağlığı
Çarşamba, 10 Şubat 2010
  - Hocam bizde... Devamını oku...
Resim
İğrenç İthama Mu...
Cumartesi, 07 Nisan 2012
Sakın ola kimse yanlış... Devamını oku...
Resim
Otuz Yaşını AÅŸmÄ...
Çarşamba, 05 Ekim 2011
Otuzunu aşmış bir kadın... Devamını oku...
Resim
Bir Sarı Öküz Hik...
Perşembe, 08 Eylül 2011
Maymuna saldırsak, ağaca... Devamını oku...
Resim
Büyük Kısmet İle...
Salı, 30 Ağustos 2011
 GüneÅŸ, KarataÅŸ'ın... Devamını oku...
Resim
13.Bölüm : Derin v...
Çarşamba, 01 Şubat 2012
Olacak bu ya!Ömer hoca o... Devamını oku...
Facebook'ta PaylaÅŸ
17
Oca
2009
Bir Kum Tanesi PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Åžadi Yıldırım tarafından yazıldı.   

Şadi YıldırımAmacım köyümüzün gençliğine geçmişi anlatabilmek belli bir yaşın üzerinde olanlara da o günleri şöyle bir hatırlatabilmek. Sevgili hemşehrilerim çilekeş köylülerim.
Önce köyümüze ticaretle birlikte kamu görevi yapmış olanları sizlere tanıtmıya çalışacağım.

Tabi bunları kendi yaş ve bilgim itibari ile.Benim bilmedik ve unuttuklarımı peşime ilave edeceklere şimdiden teşekkür ederim.Canlının doğası gereği, doğum ve ölüm de hizmet verenlerimiz: Benim bildiğim kadarı ile doğumlarda Hüseyin Yıldırım ın (Ceviza) eşi Hava Dudu yengem köyümüzde bu ebelik görevini yapanlardandır.’Daha öncesini ben bilmiyorum.’Allah gecinden versin, ölümlerde de Kebapcıoğlu hoca idi.Hoca aynı zamanda bizler ilk okula giderken Cuma günleri öğleden sonra bizlere dini eğitimler verirdi.Diğer taraftan modern eğitimide ilk Eğitmen (Memiş Akgül) peşine Mustfa Yıldırım.Daha sonra da Mustafa Demircan vermiştir. Köyümüzün dışından yapanları yazmadım.
Gelelim diğer hizmetlere marangozluk işlerini Tefik Yılmaz ile Yakup Yıldırım (Midi Yakup) vermiştir. Demircilik işlerini ise Koca demirci ki ismini şu anda hatırlayamadım oğlu İbrahim ve demirci Sabri vermiştir.Gene kereste işlerini Satılmış Özbey-Sabri Özbey (Tanacı Sabri) ve Cemal Öztürk (Sarı Cemal) yapmışlardır. Diğer taraftan nakliye işlerini de denizden başta Çalmaçlar olmak üzere Cagıli (Mustafa Karakuş) –Ceviza-(Hüseyin Yıldırım)Tombul (İbrahim Gökmen) ve Patış ( Hüseyin Yıldırım).
Burada Çalmaçlara özel bir yer ayırmak istedim: Geçen akşam genç bir kardeşimiz köyün eski konumunu bilmediği için Köy Radyomuzda olmaması gereken çok ağır bir ithamda bulundu ki, o Çalmaçların köyümüze vermiş olduğu sayısız hizmetleri göz ardı ederek… O Çalmaçlar köylümüzün yıllarca meyvesini (Kestaneden kış armutuna kadar) alır Samsun’u, Ordu’su Zonguldak’ı İstanbul’u dahil oralara götürür satıverir geriye gelirkende o insanların tuzunu şekerini yağını kumaşını ve gaz yağını alıp getirirdi.Yeri gelmişken yazmadan duramayacağım. Birde Çalmaçların Süleyman’ın yetiştirdiği bir değer var ki, Cemil Yıldız (Y S E Müdürü) köyümüz ile Ayancık arası, Harzana dan 14 km Konsadan 18 kilometre yolu yaparak bizleri o yol işkencesinden kurtaran insandır.Bilenler iyi bilir sürülme pahasına o sahil yolunu yapan değer odur. Allah mekanını cennet kılsın.Tabi bu arada Sırna dan ta Sarkum’a kadar kısacası Ayancık’tan Sinop’a kadar olan bütün sahil köylerde bu hizmetten yararlanmıştır.
Sizlerle gelin orta okul yıllarımdaki bir anımı paylaşayım: Eskiden tabi Cemil Yıldız o yolu yapmadan önce Ayancık’a yürüyerek gidip gelirdik bizlerde orta okula yürüyerek gidip geldik.Benim hatırladıklarım.Mehmet Yıldırım’ın oğlu Remzi Yıldırım Zekeriya Yılmaz’ın oğlu Zeki Yılmaz-Sabri Demircan’ın oğlu Mustafa Demircan-Ramazan Şahin’in oğlu Nurettin Şahin Jandarmanın torunu Erol Yıldız Süleyman Yıldızın oğlu Muzaffer ve Ömer Yıldız İbrahim Gökmen’in oğlu Bekir Gökmen şu anda hatırlayabildiklerim.Unuttuklarım var ise onlardan özür dilerim.O yıllarda okullar cumartesi saat 12 ye kadar olurdu.Cumartesi öğleye kadar derse girdik, bayrak töreninden sora ben Avni muhtarın Ergün Çakıroğlunun Nurettin Jandarmanın Erol Ali Osman’ın hacı Mehmet’in oğlu ile birlikte köye geldik. Pazar gün öğleden sonra yine buluşarak hep beraber Ayancık’a doğru yola çıktık mevsimlerden kış hava öyleki fırtına bir taraftan karla karşık yağmur bir taraftan çamursa işin cabası. Neyse Sırna’ya kadar geldik Sırna dan dere ağzına geçerken o taşlıkların ordan geçmek ne mümkün dalgalar kayaları dövüyor. Sırtımızdaki torbaları (Torbalarımızın içinde kitap defterlerimizden tutunda dayanıklı yiyeceklere kadar ne ararsanız var) çıkardık dalgaların çekildiğinde koşarak karşıya birer ikişer eşyalarımızı taşıdık.En büyükleri benim, ben Nurettin ve Erol geçtik, Ergün geçerken dalgalar bir geldi Ergün’ü aldı boğulacak, ben elbiselerle dalarak Ergün’ü çıkardım.Hava nasıl soğuk ordan Ayancık a kadar o şekilde ıslak elbiselerle gittim.Hala ordan geçerken (Şu anda yol yukarıdan geçiyor)o anı yeni yaşamış gibi anarım.
Sevgili köylülerim, birilerine bir kötü laf söylerken çok düşünerek söylemek lazım. Bu köye sayısız hizmetler getirmiş insanlara vefasızlık, saygısızlık yapmamak lazım.Ve şu anda da çağımızın gereği yeni bir kamu görevi yapılmış, yapılmaya da devam ediyor .Bu kamu görevini yapanların başında da öncelikle başta Cemal Yıldız kardeşimiz olmak üzere yine Çalmaçlar var. Keşke bende baştan bu yana bu hizmet yarışının içerisinde olabilseydim.
Öyle veya böyle bu köyün sitesine ve radyosuna emeği geçenlerin tümünden Allah razı olsun der hepsine teşekkür ederim. Değirmencileride bir dahaki sefere anlatırım inşallah
Kalın sağlıcakla çilekeş hemşerilerim.
 
Åžadi YILDIRIM
Emekli Öğretmen-İZMİR
Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com
 
Bu Makalenin Yazarı: Şadi Yıldırım
Ayancık Ağaçlı Köyü